Diyetisyen Logo

Bağırsak mı Beyin mi? Kim Daha Çok Konuşuyor?

2025-08-10

Bağırsak mı Beyin mi? Kim Daha Çok Konuşuyor?

Bağırsak mı Beyin mi? Kim Daha Çok Konuşuyor?

Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğu cümlesini en az bir kez duyduğunuzdan eminim. Sizce bu medyanın abarttığı bir söylem mi yoksa bağırsaklarımızın etkisi gerçekten bu kadar büyük mü? Sindirim sisteminin parçası olan bir organın başka ne gibi görevleri olabilir, birlikte bakalım.

Bağırsaktan Beyne Giden Yoğun Trafik

Vücudumuzdaki en uzun sinir olan vagus siniri vücutta geniş bir dağılım gösteriyor ve özellikle beyin-bağırsak arasındaki iletişimi sağlamasıyla dikkat çekiyor. Basitçe açıklamak gerekirse bu sinir, beyin ile bağırsak arasında çift yönlü bir ana yol. Ama bu ana yolda bağırsaktan beyne giden şerit sayısının daha fazla olduğunu düşünün! Vagus sinirindeki sinyallerin %80’i bağırsaktan beyne giderken yalnızca %20’si beyinden bağırsağa gidiyor. İşte bu yüzden bağırsaklarımızın iştah, ruh hali, bağışıklık gibi birçok konuda etkisi oldukça büyük!
(DOI: 10.1016/j.jadr.2023.100607)

Öyleyse bağırsaklarımızdan çıkan sinyaller beynimize gerçekten de hükmediyor olabilir. Hatta günümüzde çok popüler olan “zayıflama iğneleri” bile aslında bu mekanizmayla çalışıyor desem? Bu başka bir yazının konusu olsun :)

Ne Kadar Yersek O Kadar İsteriz

Bağırsaklarımızı bu kadar özel yapan ne dersiniz? Belki tahmin etmiş olabilirsiniz, önemli fark yaratan kısımlardan bir tanesi mikrobiyotamız. Bilim insanları mikrobiyotanın kişiden kişiye değişiklik gösterdiğine dikkat çekiyor. Bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar ise tabi ki bizim onları nasıl beslediğimizle ilgileniyor.

Bağırsağınızda sürekli şekerle beslenen organizmalar olsaydı, aç kaldıklarında beyninize doğru sinyali gönderebilirler miydi? Henüz net cümleler kurmak zor olsa da araştırmalar bu fikri doğruluyor. Bağırsaktaki bakterilerin ürettiği bazı maddeler (özellikle kısa zincirli yağ asitleri gibi), vagus sinirinin beyne giden kollarına etki ederek yiyecek tercihlerimizi şekillendirebiliyor. Yani yalnızca ne yediğimiz değil, neyi tekrar yemek istediğimiz de bağırsak bakterilerimizle alakalı!
(DOI: 10.1016/j.cub.2022.11.058)

Ruh Hali Bağırsakta Başlıyor

Bağırsaklarımızın sadece ne yediğimiz ve ne yiyeceğimiz hakkında sinyal yolladığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Vagus siniri, enterik sinir sistemi ve mikrobiyota bir arada çalışarak, bağırsaklardan beyne “ruh hali” sinyalleri gönderiyor. Mutluluk hormonu olarak bildiğimiz serotoninin %90’ı da bağırsaklarda üretiliyor. Öyle ki son 25 yıldır bilim insanları depresyon ve anksiyete gibi durumlarda probiyotiklerin etkisini konuşuyor. Yeni bir sistematik derleme, özellikle Lactobacillus ve Bifidobacterium türlerinin kullanıldığı “psikobiyotik” takviyelerin, depresyon, bilişsel gerilik, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi psikiyatrik durumlarda semptom yönetimini destekleyebileceğini ortaya koyuyor.
(DOI: 10.3390/nu16091352)

Bağırsak Mikrobiyotanıza İyi Gelecek 3 Öneri:

  • Lifli besinlere beslenmenizde yer açın:
    Bu besinler, bağırsaktaki bakterileri besleyerek kısa zincirli yağ asitlerinin üretimini artırır. Kısa zincirli yağ asitleri iştah kontrolünden inflamasyonun azaltılmasına kadar birçok fayda sağlayabilir.

  • Beslenmenizi çeşitlendirin:
    Ne kadar besin çeşitliliği, o kadar mikrobiyal çeşitlilik! Her probiyotik türünün kendine özgü faydalar sağladığını düşünürsek hem sağlığınızı hem de bağırsaklarınızı ne kadar iyi etkileyeceğini düşünün.

  • Uygun probiyotikler için uzmana danışın:
    Her probiyotik suş farklı bir fayda sağlar. Gaz, ishal, kabızlık, depresyon, idrar yolu enfeksiyonu… tüm bunlar için farklı probiyotikler olumlu etkiler gösterir.


Özetle, beyin ve bağırsaklarımız arasında güçlü bir iletişim bulunuyor. Bu iletişim iştah kontrolünden besin seçimine, ruh halinden bağışıklığa birçok konuda söz sahibi olabilir.

– Dyt. Bengisu Tekirdaş